Başulu Hatun Kurtarılıyor! – Uyanış Büyük Selçuklu 27. Bölüm


Clickbank Affiliate Tools

Clickbank Affiliate Tools

Relted Products


Clickbank Guide & Tools

Make Money with Clickbank


Make Money with Clickbank

10 thoughts on “Başulu Hatun Kurtarılıyor! – Uyanış Büyük Selçuklu 27. Bölüm

  1. Sultan Melikşah ın Pençesi Ali.. Harika bir bölümdü ya.. Herşey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş.. Ali çok yakıştı diziye, vay be Sultan Melikşah’ın Pençesi Ali bu sözü çok sevdim..Melikşah’ın Hususi yiğidi.. Aslan parçası..

  2. SAVAŞIN SÖYLEDİKLERİ

    Dünya cennet değildir !
    Dünyada savaşlar, zulümler, haksızlıklar, ölümler, bela ve musibetler süre gelmektedir. Çünkü dünya cennet değil. Savaş, felaket ve hastalık gibi sıkıntılar olmasaydı, dünya dünya değil, cennet olurdu. O zaman insan da imtihanda olmuş olmazdı. Halbuki insanlar dünyada bir imtihan için bulunmaktadırlar. Cennete layık olup olmayanlar test edilmektedir. Bela ve musibetlerin olması bu imtihanın gereğidir. Arzu edilen, hayali kurulan keder ve zulmün olmadığı cennet alemine insan layık olduğu taktirde gidecektir.

    Allah çalışana verir !
    Allah’ın dünyadaki bir kanunu da çalışana vermesidir. Kur’anda; mealen “İste kulum vereyim” (Mü’min 60) buyrulmuştur. Kim ne isterse Allah onu verir. İyilik ve hayır için çalışana iyilik ve hayırları yaratır, zulüm için çalışanların zulümlerini çoğaltır.
    Ne yazık ki, günümüzde Müslümanlarda ileri derecede tembellik ve nemelazımcılık mevcut. Müslümanlar iman, İslam ve barış için ne kadar çalışırlarsa alem-i İslam’ın üzerindeki bu sıkıntılar, mazlumların ölümleri o kadar kısa zamanda son bulabilecektir. Şu an apaçık görüyoruz ki ahlaksızlar, inançsızlar Müslümanlardan çok daha fazla çalıştıkları için neticeyi onlar almaktadırlar.

    Allah, zalimlere mühlet verir, ihmal etmez!
    Allah zalimler için, acele etmez. Çünkü inkar edenler için sadece dünya lezzetleri vardır, ebedi cennet onlar için söz konusu değildir. Allah, tevbe edip hidayet bulmaları için merhametinden onlara mühlet vermektedir.
    Fakat Allah zalimlere mühlet verir ihmal etmez! Haksızlıklara ve zulümlere, geçici olarak müdahale etmeyen İlahi adalet, mahkeme-i kübrada tam olarak tecelli edecektir.

    Musibetler mü’minlerin günahlarına kefarettir
    Küçük meseleler yerel (alt) mahkemelerde, büyük suçlar ise yüksek ceza mahkemelerinde halledilir.
    Allah, merhametinden dolayı, Müslümanların işlediği günahlara karşılık onlara bu dünyada musibet verir, cehennem azabından kurtarır. Çektikleri musibetleri ve gördükleri zulümleri günahlarına kefaret yapar. Zalimlerin büyük suçlarının muhakemesi ise mahkeme-i kübraya havale edilmektedir.

    Savaş gibi bazı musibetler insanlara “bedel” olarak gelir
    Sadece görmüş olduğumuz olaylara bakıp, ilahi kaderi yargılamak adaletsizliktir. Çünkü insan gördüğü olayların geçmiş ve gelecekle olan alakasını kuracak bir ilme ve güce sahip değil. Allah’ın ilmi ise tüm zaman ve mekanları kuşatır. Tüm zaman ve mekanlar Allah için bir an (ın içi) hükmündedir. Dolayısıyla Allah geçmiş ve geleceği bilir ve ona göre muamele ederek asıl adaleti gösterir.
    Küçük bir misal :
    Hırsız olmadığı halde hırsızlıkla suçlanan bir kimse, bize göre haksızlığa uğramıştır. Halbuki o kişinin, bizim bilmediğimiz geçmişte yaptığı bir suçu vardır. İşte, Allah onu bilir ve ona göre hükmeder. Yani insanların zulüm olarak gördüğü olaylarda, aslında kaderin tam bir adaleti gerçekleşmektedir.
    Bu durum, musibetin “bedel” yani karşılık olarak gelmesi şeklinde de ifade edilir. Özellikle de Allah, Müslümanların işlediği bir takım hata ve günahlarına bedel, merhametiyle bu dünyada musibet vererek onları cehennem azabından azad eder.

    Allah, savaşlarla Müslümanları ikaz ediyor !
    Musibetler ihtar-ı İlahidir. Allah (cc) mü’min kullarını günahlardan uzaklaştırmak için bir musibet taşıyla ikaz eder. Böylece o musibetle kullarını yapabileceği pek çok yanlıştan vazgeçirir.
    İslam alemine yapılan zulümlere Allah izin veriyor; çünkü Müslümanlar dinlerini gerektiği gibi yaşamamaktadırlar. Müslümanlar, İslam kardeşliğinin gereği olan dayanışma halinde değiller. Allah bu durumdan elbette razı değil. Müslümanların birlik ve beraberliğinin temin edilmesi için gayrette bulunmayan ve dünyaya dalmış İslam alemini Allah, zalimlerin elinden gelen savaş ve zulümlerle ikaz ediyor.

    Savaş, Müslümanlara şehadet makamını kazandırır.
    Cenab-ı Hakk zalimin zulmüne düşmüş müminleri, masumlar ve şehitler zümresine dahil eder. Onlar, ölüm acısı duymadan ve cehenneme uğramadan cennete giderler. Yetmiş kişiye de şefaat edip, onları da cehennemden kurtarırlar.
    Fakat Allah, zalimlere mühlet verir ihmal etmez! Haksızlıklara ve zulümlere , geçici olarak müdahale etmeyen İlahi adalet, mahkeme-i kübrada tam olarak tecelli edecektir.
    (Osmanlı Türkçesi metinleri)

Leave a Reply